|
Kırmızı renkli kumsalı
dillere destan körfezi ile Hisarönü... İki asır önce kadın
hastalıklarının tedavi merkezi Hisarönü,
günümüzde astım ve kalp problemi olanların şifa
merkezi. Balığı bol, denizi temiz, kırmızı
renkli kumsallı, uzun plajı ile gün batımının
boyadığı körfez bir tür yeryüzü
cenneti...
Bir yanda kent görünümlü
Marmaris'te sürekli değişen ziyaretçilerin
yarattığı, alışveriş, ulaşım, eğlence,
karmaşası, diğer yanda merkeze çok yakın
olmasına rağmen sakin, sessiz, ılık esintili
atmosferine teslim tertemiz bir deniz. Durumu
çok önceden fark eden İtalyanların hatta
kampçıların tercih ettiği Hisarönü'ne Körfezine
gidiyoruz. Marmaris ilçesine bağlı Hisarönü
Köyü pırıl pırıl bir denize sahip. Bir
tarafında Datça'ya giden Reşadiye Yarımadası
diğer tarafında Orhaniye, Selimiye üzerinden
ulaşılan Bozburun yolu arasında bulunuyor. Köy
sahilden içerde kurulmuş. Kıyı kesiminde ise
pansiyon, kamp alanları, günübirlik
ziyaretçilerin mola yerleri ve turistik
konaklama merkezleri yer alıyor. Hisarönü
balıkların yumurta bıraktığı bir koy. Körfezin
biraz rüzgar alan suları mercan, barbunya,
levrek, çipura, karagöz, lahos, sinarit ve
trança türlerine ev sahipliği yapıyor. Köy halkı
ise yörenin özelliklerini değerlendirerek
balıkçılık, balcılık ve turizm ile uğraşıyor.
Deniz sadece temiz olmakla kalmıyor, özellikle
sabah saatlerinde havuzu andıracak kadar durgun
olup, sandalla, botla dolaşmaya, kürek sesi
dinlemeye imkan veriyor. Öğleden sonraları
başlayan esinti ise denizin hafifçe dalgalanmasına neden
oluyor. Fakat dalgalar diğer koylarda görülenin aksine
sahilin kirlenmesine sebep olacak atıklar
getirmiyor. Körfez aynı zamanda ziyaretçilerine
şölen gibi büyüleyici bir gün batımı yaşatıyor.
Güneş ufuk hattına yaklaşmaya başladığı
saatlerde körfezi bir renk cümbüşü kaplıyor.
Gökyüzü ve deniz aynı anda kırmızıya boyanıyor,
manzaranın ilginç yanı kumsalda bu renk
armonisine katılıyor. Hisarönü Körfezinin
özelliği 300 metreyi bulan sahili boyunca uzanan
iri taneli, kırmızı renkli kumlardan oluşması.
Bu kum yapısı sığ denizin dibinde de varlığını
15-20 metre sürdürürken ortaya aşırı bir
kırmızılık çıkıyor.
İki asır önceki
tedavi merkezi Rutubetsiz, insanı
bunaltmayan esintili iklimi ile bölge oldum olası
romatizma ve astım hastalarının dikkatini
çekmiş. 2000 yıl önce bölge kadın
hastalıklarının tedavi merkezi olarak işlev
görmüş. Sulak bir araziye sahip olan "Pazarlık"
adlı yerleşim yerinde bu amaçla çok sayıda
tedavi merkezi kurulmuş. Bugün bile ameliyat
sonrası nekahet dönemi için Hisarönü'nün ideal
bir enerji toplama ve dinlenme yeri olduğu
belirtiliyor. Günümüzde ziyaretciler hem
tatil yapıyor, hem dinleniyor ama Dünyada sayılı
yerlerde bulunan yepyeni bir tedavi şekli ile
Hisarönü kendinden farklı
bahsettiriyor.

Sevimli Dost Yunuslar
Hisarönü'nde Güzel, akıllı, şirin,
sempatik, faydalı, dost, arkadaş bu ve buna
benzer tümceleri kullanabileceğiniz ender deniz
türlerinden biri olan yunuslar da buradalar. Bu
yıl özel olarak getirilip denize kurulan çok
özel doğal havuzla tabiri caizse beş yıldızlı
otel konforu yaşıyorlar. Özel hocaları,
ahçıları, bakımlarını
yapan doktorları var, yunus
eğitmenlerinin biri Florida'da diğeri Rusya'da
yıllarca çalışmışlar,
ayrıca görevlileri
var. Bu yıl da
projeyi desteklemek için Hisarönüne
gelmişler. Tüm bahsettiklerim Hisarönü
kıyısında Marmaris Resort önlerinde
konumlandırılan özel havuzlarda gerçekleşiyor.
Yunuslar
kendilerini görmeye gelen otel konuklarına kısa
zamanda kendilerini sevdiriyor,
onlarla beraber yüzüyor, çok sayıda turistle
beraber anı
fotoğrafı çektiriyorlar.
Bir tek yunuslarda
var Yunuslarda sonar sistemi
bulunuyor. Yunus birlikte yüzdüğü kişinin
karşısına geçip scener gibi tüm vücudu
tarıyor, problemli
bir yer varsa anlıyor, bu tarafı çalıştırmak
için başını sevdiriyor, sırtını kaşıtıyor,
yanında yüzerek dönüp karnını, göbeğini
kaşıtıyor.Tüm bu
hareketleri yaptırırken başına temas sırasında
"bio enerji" yüklüyor. Hisarönü
kıyılarında bulunan 5 yunustan 3 bayan yunus,
Deizi, Fill, Lilu gibi isimler
taşıyor. Yunusların soğuk
mutfakları bulunuyor. Pulsuz balık yiyorlar,
canlı balık yemiyor, iki aydan
fazla olmamak şartıyla yüksek standartta
dondurulmuş balık türleri ile besleniyorlar.
Kolori vermeyen istavrit, mezgit, somon, kalamar
yedikleri diğer çeşitler. Yunuslar deniz suyu
içmiyor, su ihtiyacını yukarda saydığım
yedikleri balıklardan karşılıyorlar. Yunuslara bu
balıklar arasında vitamin de veriliyor. Güneşten
korunması için gözlerinin çevresine koruyucu
kremler sürülüyor, bebek gibi
bakılıyorlar. Röportaj
için yunuslarla bulunduğum süre içinde, en çok
yunusların ağzını açıp dilini kaşımanızı
istediği anlarda mutlu olduğuna şahit oldum. Bu
yunuslar show amaçlı eğitilmediği için akrobatik
gösteriler yapmıyorlar. Fakat topu atarken kimin
attığına nereden attığına bakıyor, hafızaya
kaydediyor, topu alıp geldikten sonra aynı
kişiye, aynı noktada teslim ediyor. Yunus deniz
içindeyken topu atan kişi yerine, bir başkası
geçerse durumu farkedip topu getiriyor, ama
vermek istemiyor, keyifsizce bırakıyor, dürüst
davranmanızı istiyor, kandırılmaktan
hoşlanmıyorlar. Vik vik sesler çıkartıp
konuşuyor, çocuk gibi oyundan zevk alıp, bıkıp
usanmadan sürekli oynamak istiyorlar. Yunuslar
varlıklarıyla sevinç, neşe, sevgi, ve huzur
bulmanızı sağlıyorlar. Ayrılırken gönlünüz
onlarla kalıyor, dahası özlüyorsunuz!
Çevrede Ne var, Ne
yok Sahilden
kiralanan tekneler ile Emel Sayın Koyuna, Kartal
Koyuna, Bencik
koyuna, Tavşan Adasına farklı yerlerde denize
girmek için gidenler bir başka tur da ise
Dişlice ve Kamelya Adalarını dolaşıyorlar. Kara
yolunu tercih edenlerin gezi durakları arasında,
Keçi Bükü, Orhaniye'nin ünlü Kızkumu sahili,
Selimiye, köye ismini veren kale ve duvarlar,
Pazarlık mevkiindeki antik tiyatro, kent
kalıntıları, Turgut Köyü, Şelale mevki, Bayırköy
anıt ağaçları görülen yerler arasında
bulunuyor.
|